duman6

MATDER - Matematikçiler Derneği


  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

İlköğretim Matematik Dersinde Çoklu Zeka Kuramının Kullanılması

Başlığı : İlköğretim Matematik Dersinde Çoklu Zeka Kuramının Kullanılması
Konu : İlköğretim Matematik Dersinde Çoklu Zeka Kuramının Kullanılması
Yazar : Neşe TERTEMİZ - Özlem DOĞAN
Tarih : 02.03.2003
E-mail :  

1. GİRİŞ

Vickers (1999:155) Gardner'ın "The High School Magazin (Ocak/Şubat 1998)" 'e verdiği bir ropörtajını şöyle aktarmaktadır.

" Şu anda eğitim sektöründe herkes "Her öğrenci öğrenebilir." Şeklindeki  basmakalıp

sözleri yineliyor. Çok sayıda insan, bu sözleri gerçekten inanmadan yineliyor, bu bir

talihsizliktir.Ben şunu söylüyorum: Hepimiz bu dünyaya bir kere geliyoruz.Öğretmenler

bir kere geliyor. Öğrenciler bir kere geliyor. Herkese eşit şans tanımak zorundayız.

Sonunda, herkesle başarılı olamayacağız ama bunu çabalamak bile önemlidir. Eğer

bazı kişileri defterden silmezseniz, bazı kişilere şans verirseniz, en azından bazı zamanlar

zoru başarabileceklerini gösterecek ve hiç değilse birilerinin onlara inandığını hatırlayacaklardır"

Gardner'in ropörtajında söylediği gibi bir taraftan "herkes herşeyi öğrenebilir" deniliyor ve "herkes için eğitimden" söz ediliyor, diğer taraftan geleneksel sınıflarda herkes birtek kişi olarak görülüyor.  Öğrenme stilleri farklı olan bu bireyler  son yıllara kadar psikolog Alfred Binet tarafından Paris'te geliştirilen okul başarı ve başarısızlığını tahmin eden klasik IQ testi sonuçlarına göre değerlendiriliyor ve IQ testi zeka düzeyini objektif bir şekilde ölçmesi açısından standart olarak alınıyordu. Oysa son yıllarda Binet testinden alınmış düşük bir puan (veya yüksek bu önemli değil) objektifliğini zayıflatan birçok değişkenin sonucu olabilir. Daha önemlisi test alan kişinin hiç ölçülmemiş temel bir zeka değeri de olabilir(Wahl , 1999:1-4) gibi düşünceler yoğunluk kazanmaktadır.

Son on yedi yıldır  IQ testlerinin karşısında olarak büyük rağbet gören Harvard Üniversitesi  öğretim üyelerinden Howard Gardner'ın "Çoklu Zeka Kuramı" eğitimde yerini almaya çalışmaktadır.  Bu kurama göre insanların performanslarını sergiledikleri alanlar, geleneksel zeka testlerinde olduğu gibi, sadece matematiksel ve sözel alan değildir (Ülgen, 1999:157). IQ testleri H.Gardner tarafından belirlenen sekiz zeka alanından sözel ve mantıksal/matematiksel  olan iki zor alanı ölçmektedir. Çoklu zeka kuramına kadar  kişi bu iki zeka alanında iyi durumdaysa, ölçümlerden başarılı olmakta , bu kişiler okulda başarılı sayılmakta ve   okullar sadece sözel ve mantıksal/matematiksel zeka ile çalışmaktaydı (Vickers ,1999:35).

 

Brualdi'nin (1996:1) belirttiğine göre Gardner zekayı "problemleri çözebilme veya bir veya daha fazla kültürel ortamla değer verilen ürünler geliştirme, şekillendirme kapasitesi" olarak tanımlamakta ve sekiz tür zeka gücünden söz etmektedir. Gardner'in çalışmaları bize daha başka zeka türlerinin olduğunu söylemektedir(Amstrong, 1998:1). Bunlar şematik olarak şöyledir:

 

 

Dilsel / Sözel Zeka

Görsel / Uzamsal Zeka                      

Sosyal / Kişilerarası Zeka                 

Bedensel / Kinestetik Zeka

                             

 

Mantıksal / Matematiksel Zeka

İçsel / Bireysel

Müziksel / Ritmik Zeka

Doğa Zekası

                                  
Şemada gösterilen zeka alanları anatomik olarak bağımsız olmalarına rağmen Gardner bu alanların çok nadir, bağımsız olarak işlediklerini ve tüm alanların faal kullanılması gerektiğini söylemektedir. Sweet'in (1998:51) belirttiğine göre Gardner ayrıca insanların  tümünün birçok zeka alanına sahip olduklarını fakat hayatı ilginç yapan şeyin her zeka alanında eşit şekilde güçlü olmadığımız ve herkesin aynı zeka bileşimine sahip olmadığını, belirtmesidir. Bunun için okullar ve öğretmenler tüm zeka alanlarına aynı önemi vermelidir.  Bu durum sözel ve matematiksel zekaya önem veren geleneksel eğitim sistemi ile zıtlık içerir. Herkes bu zeka alanlarına doğuştan sahiptir. Fakat her öğrenci sınıfa farklı alanlarda gelişmiş olarak gelmektedir. Bu her öğrencinin zekasal üstünlük ve zayıflıklarına sahip olacakları anlamına gelmektedir. Bu zeka alanları bir öğrencinin belirli bir öğretim şekli ile ne kadar kolay veya zor öğrenebileceğini belirlemekte ve bu öğrencinin öğrenme stilini oluşturmaktadır. Bir sınıfta birden çok öğrenme şekli olabilir. Her sınıf bir zeka bahçesidir. Bitkiler aynıymış gibi görünmesine rağmen her biri farklı bir şekilde büyüyüp farklı ürünler verirler. Bir bahçıvan nasıl bitkilerinin yetişmesini, sağlıklarını ayırtedip belirliyorsa bir öğretmen de öğrencilerinin mantıksal/ matematiksel, dilsel/sözel, müziksel/ritmik, bedensel/kinestetik, içsel/bireysel, doğa, sosyal/kişilerarası üstünlüklerini belirlemek zorundadır. Ancak bu  şekilde onların başarıya ulaşmalarına yardımcı olur (Sweet,1998:5). Öğretmenin tüm derslerini sınıfta bulunan farklı öğrenme stillerine göre işlemesi mümkün değildir fakat öğretmen öğrencilerine daha zayıf zekalarına hitap eden bir konuyu en çok gelişmiş olan zekalarıyla nasıl anlayabileceklerini göstermelidir (Brualdi ,1996:1-4).  Bir öğrencinin ,dili kullanma becerisi zayıfsa, öğrenciyi konudan ve ortamdan uzaklaştırmak yerine yetenek ve bilgili olduğu başka bir alanda başarılı olması için cesaretlendirmek gerekir (Coşkungönüllü, 1997-1998: 28) . Başka bir deyişle öğretmen öğrencisinden ısrarla ürün beklediği zayıf alanından çok öğrencisinde kuvvetli ve doğal olan süreçleri kullanmaya daha çok fırsat vermelidir. (Wahl, 1999: 1-4)  Bir öğretmenin öğrencilerinin zekaları hakkında birşeyler bilmesi, öğrencilerin kendi öğrenme yollarını bilmelerinden daha az önemlidir.  Yapılan araştırmalar, gözlemler ve görüşmeler farklı zeka alanları yoluyla öğrenme fırsatları birleştirildiğinde öğrencilerin akademik başarıları artmakta ve öğrencilerin tümü kendi öğrenme stratejilerinin farkına varmakta ve kendilerine olan güvenleri artmaktadır (Allan, 2/8) Bu durum özellikle matematik derslerinde büyük önem taşır. Matematik problemlerini çözmede çocukların kullandıkları işlem yollarını inceleme fırsatı bulan öğretmen ve araştırmacılar; çocukların formal olarak öğretilenlerden bir şekilde farklı olan metodlar kullandıklarını ve ilköğretim bitirmiş öğrencilerin çoğunun işlem yaparken dört temel işlemi etkili bir şekilde kullanmadıkları (Blyth & Gardner, 1990:34) ya da okulda öğretilen standart yollar yerine kendi kendine geliştirdikleri ve en azından kendileri için oldukça verimli olan çeşitli yöntemler kullandıklarını belirlemişlerdir. Örneğin; Busbridge ve Özçelik (1996: 1-8)'in belirttikleri gibi Jones(1975) 83-26 şeklindeki çıkarma işleminin hangi yöntemle doğru olarak yapılabildiği konusunda ayrıntılı bir analiz yapmıştır. Bu yöntemlerden üçü standart yöntem olarak daha önce öğretilmiş olanlardandır. Yetmiş beş öğrenciden yirmi beşi bunlardan birini veya diğerini başarıyla kullanmıştır; elli öğrenci ise öğretim sırasında ele alınmadığı halde öğrenciler tarafından geliştirilmiş olan on dört yöntemden birini kullanarak doğru cevabı elde etmişlerdir.      

Matematik Dersi ve Çoklu Zeka Kuramı

Sınıf ortamında kullanılan ve kullanılabilecek birçok yöntem vardır. Önemli olan konuya uygun olan ve öğrencinin aktif olarak katılabileceği yöntemleri seçmektir. Böylece sınıfta motivasyon ve disiplin sorunu kalmayacak ve daha kalıcı öğrenmeler sağlanabilecektir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında çoklu zeka kuramına göre öğretim yapmak özellikle matematik dersinde öğrencileri rahatlatıcı olacaktır ve kendilerini iyi hisseden öğrenciler daha iyi öğreneceklerdir (Wahl, 1999:1). Çoklu Zeka Kuramına göre zeka alanları ve matematik derslerinde kullanılmasına ilişkin öneriler şöyle özetlenebilir:

 

Dilsel/ Sözel Zeka: Dil zekası iletişim aracı olarak dili etkili kullanma kapasitesini ifade etmektedir (Demirel, 1999: 191) . İçerdiği yetenekler; sözel/yazma yeteneği, ikna etme yeteneği, açıklama, öğretme ve öğrenme, mizah, hafıza ve hatırlama biçiminde ortaya çıkmaktadır.

Matematik dersinin dilsel/sözel zeka ile çeşitlenmesi bu zeka alanının matematik yönergesi üzerine doğal bir etkisi vardır. Wahl'ın (1999:2)belirttiği gibi  1998 "Okul Matematiği İçin Müfredat ve Standartlar"ında hala matematik-dil bağıntısının önemi vurgulanmaktadır. Örneğin;

         Çocuklar şunları yapabilmelidir:

  • ·          Matematik düşüncelerini ve durumlarını ifade edebilme, açığa kavuşturma
  • ·          Matematiği canlandırma , tartışma, okuma, yazma ve dinlenin matematiköğrenmenin ve kullanmanın önemli parçaları olduğunu anlama
  • ·         Sözlü, yazılı ... metodlar kullanarak durumları örneklendirme.      
  • ·        Matematik fikirleri yorumlamak ve değerlendirmek için okuma, dinlemeve  gözleme /görme yeteneklerini kullanma.

 Öğretmenin derslerinde  kullanması için öneriler şunlar olabilir:

  • ·         Öğrenciler bir yapıyı öğrendikten sonra onlara yapının genelleştirilmesi için sorular sorun.

Örneğin; Şimdi bulduğun bu yapıyı en az iki cümle kullanarak anlatmaya çalış. Bu yapıyı herhangi bir sayı vermeden anlat. Haydi anlatırken sana yardımcı olacak birkaç terim yazalım tahtaya. " ardışık üç sayı", ".....karesi", ".........." sonucu". Örneğin öğrencinin öğrendiği konuda  (4,5,6   4 x 6 = 24  fakat  5x5=25) sözel anlatımı: Herhangi üç ardışık sayı için, birinci ve sonuncu sayının çarpımı ortadaki sayının karesinden bir eksiktir, biçiminde olabilir.

  • ·         Bir problemi çözme yollarını takip ederek öğrencilerden sonucu elde etmek için gerekli olan adımların genel bir tanımını isteyin.

Örneğin; Problemi çözmek için izlediğin yolu adım adım anlatır mısın? Anlatırken veya yazarken sayı kullanma gibi.

  • ·         Bir problemin veya bulmacanın çözümünü takip ederek, bu süreçle ilgili içsel veya dilsel bir  iş verin. Öğrencilerin kendi fikirlerini açıklamalarını dinleyin ve tartışma ortamları yaratın.  

Örneğin; Problemi çözmek için yolu bulduğunuzda neler hissettiğinizi anlatan en az iki cümle yazınız.

  • ·         Sayılara drama ve hisler verin. Öğrencilerin algılamalarını şiir veya nesirle kişileştirin (Wahl ,1999:1-6) .

Örneğin; 9 sayısı 10 sayısı ile karşılaştığında neler hissettiğini şiirle veya birkaç cümle ile ifade ediniz. 5 sayısını verirken öykü anlatılabilir (Bir gün 1 anne ve 4 yavru kelebek ormanda gezintiye çıkmışlar. 5 belebek beraber uçarken anne kelebek yorulduğu için bir dala konmuş....) gibi

  • ·         Sizi en çok ilgilendiren ve heyecanlandıran bir konuda, bir söylev verin.

(Tarman, 1998:13)

 

Mantıksal/Matematiksel Zeka: Günümüzde zekayı en çok açıklayan bilişsel yeteneklerden biridir. Bireyin problem çözmesi, sayıları etkili kullanması, sorgulama ve hesap yapma becerisi, bilimsel akıl yürütme, tümevarım şeklinde akıl yürütme, tümdengelim şeklinde akıl yürütme, ayırtedici ilişkiler, model oluşturma , bağıntılar mantık startejisi oyunlarını sevme, matematik etkinliklerinden zevk alma gibi davranışlar (Demirel, 1999:191; Frances.HTM; Brualdi, Amy C., 1999:1/4; Vickers, 1999:41) bu alanın göstergeleridir.

       Zaten matematik öğretiyorsanız  neden bu zeka ile çeşitlendirme yapılmalı ki? denilebilir. Birçok matematik dersinde bilgiyi deftere geçme veya anlamlı olmayan şeyleri ezberlemede mantıksal/matematiksel zeka çok az kullandırılmaktadır. Burada "anahtar"; derslerin öğrencilerin mantıksal/matematiksel muhakemelerini ve matematiksel kapasitelerini çalıştırdığından emin olmaktır. Bu , öğrencileri bir grup gerçeği bilmelerinden bir seviye yukarı getirmelisiniz ve bu gerçekleri anlayıp özümseyip uygulamaya ve analiz etmeye transfer etme düzeyine  ulaştırmalısınız, anlamına gelmektedir. 

Öneriler:

  • ·         Bir kavramı ileriye doğru öğrettikten sonra, geriye doğru çalışmalar yapın.

Örneğin; İki basamaklı bir doğal sayıyla iki basamaklı bir doğal sayıyı çarpmayı öğrendiğinize göre bu çarpma işleminde verilmemiş basamaklardaki rakamları bulabilir misiniz? 

  • ·         Alışılmış, bilinen fikirler hakkında düşündürücü sorular sorun.

Örneğin; Neden bir deste ya da düzine standart  miktarlar olarak kullanılır da "9"  kullanılmaz .

  • ·         Hergün zihinden işlemler yaptırın. Mümkün olduğu kadar basit işlemleri zihinden yaptırmaya çalışın.  Örneğin; 86 - 19 için 19 20'ye yakındır, öyleyse 86-20=66 kalır ve sonra 1 ekleriz 66+1=67 gibi.
  • ·         Tahminler yapmalarını sağlayın. Örneğin; Sonucun yaklaşık olarak kaç olacağını düşünüyorsunuz? Vb.
  • ·         Bir kavramı öğretirken matematiğin diğer alanlarıyla bağlantı kurun (Wahl ,1999:1-6 ).
  • ·        Nesneleri kıyaslama ve karşılaştırma yoluyla çözümsel düşünme egzersizleri yapın(Tarman 1998:14). Örneğin; Verilen (üçgen , kare, dikdörtgen) şekiller arasındaki  benzerlik ve farklılıklarını bulunuz, gibi.

 

Görsel/ Uzamsal Zeka:  Uzamsal zekadaki yeteneğimiz üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü ne kadar hayal edebildiğimizle ilgilidir (Demirel, 1999:192).  Kişiye zihinsel görüntüler oluşturarak, problem çözme yeteneği verir(Brualdi ,1999:1/4). Bu alan aktif hayal gücü, zihinsel imajlar,  uzayda yolunu bulma (körebe oyunu), grafikle gösterme, uzaydaki nesneler arasındaki ilişkileri hatırlama, gözünde canlandırma, fiziksel nesnelere dokunma (şekiller, büyüklük, ağırlık, yapılar), olmayan nesneleri görme ve dokunma hayalleri, denge ve harmoni arayışları (resim ve heykel) , okurken kelimelerden çok resimlerden öğrenme, uzaysal oyunlar (satranç) gibi davranışları kapsar (Frances,, HTM)

       Görsel/uzaysal zeka matematiği anlamada önemlidir. Öneriler:

  • ·         Bir süreç içerisindeki adımları çalışırken akış diyagramı yapın.

Örneğin; " ...........  yapmak için gerekli olan adımları gösteren bir akış diyagramı yapınız.

  • ·         Bir hesaplama veya şeklin parçalarını/ bölümlerini ayırt etmek için  kilden ,renkli ve  keçeli kalemlerden yararlanın.

Örneğin; Verilen sayının altına birler basamağı kırmızı, onlar basamağı mavi ve yüzler basamağı yeşil olarak çiziniz.  Farklı gruplamalarda bir sayıyı diğer sütuna taşırken taşınan sayıyı o sütunun rengi ile yazınız.   

  • ·         Hatırlamaya çalıştıkları şeylerle resim ve dizaynlar yapmalarını isteyin.

Örneğin; "Hatırlamanıza yardımcı olmak için ........... ları içeren bir resim yapınız. Şu sembolleri kullanarak bir resim yapınız. İçinde "ortalama", "toplama" ve ":2" kelimelerini içersin. Kelimeleri resmin bir bölümü oluşturabilir. Bu size ortalamayı bulmak için önce toplayıp sonra 2'ye bölmemiz gerektiğini hatırlatacaktır vb.

  • ·         Kavramları bir kavram haritası veya şeması kullanarak özetleyin.
  • ·         Matematiksel kavramları görsel olarak gösteren video kasetler, slaytlar, posterler kullanın.
  • ·          Kavramları grafikler ve  venn şemaları ile gösterin  (Wahl ,1999:1-6).

 

Müziksel / Ritmik Zeka: Bu zeka alanı, duyguların aktarımında müziği bir araç olarak kullanan insanın sahip olduğu müziksel gücü ifade eder). Müzik yapısına karşı ilgi, seslere karşı hassasiyet, melodi ve ritim hazırlama, yaratma ve üretme, ses tonlarının karakteristik karakterlerini hissetme, enstrüman çalma , söylenen şarkının benzerini bulma gibi yetenekleri kapsar (Demirel ,1999:192; Frances, HTM)

      Müziğin öğrenmeyi etkilemesi bir gerçektir. Öneriler:

  • ·         Derse başlamadan önce 3-10 dakika yaratıcılığı artıran , etkili bir müzik dinletin.
  • ·         Dikkatin dağıldığı veya ilginin azaldığı anda yeniden dikkati çekmek ve ilgiyi canlandırmak için etkinlikler arasına müziğe yer verin.
  • ·         Öğrencilere bazı kavramları tabloları veya prosedürleri hatırlatmak amacıyla el çırpın, şarkı söyleyin, mırıldanın, ritmik hareket edin veya  kelimeleri ritmik söyleyin. Örneğin "5" sayısını öğretirken (Sağ elimde beş parmak. Sol elimde beş parmak. Say bak, say bak. Bir, iki, üç, dört, beş) gibi.
  • ·         Matematik fikirlerini anlatmak için müziksel dil ve benzetmeler kullanın. (Wahl, 1999:1-6) Örneğin; çarpım tablosunu bir şarkıyla ya da tekerleme dizelerine vurarak (çocukların oluşturacağı) ritmik bir şekilde öğretilebilir(Greenhowk, 1997:63)  (2x1=2 Bizim Ali çok zeki, 2x2=4 Ayşe kapıyı ört.vb).

 

Bedensel / Kinestetik Zeka: Bireyin vücudunu ve hareketlerini kullanım biçimini ifade eder. Kişinin kendi vücut hareketlerini koordine etmesi için zihinsel yeteneklerini kullanma yeteneğidir. Bu zeka zihinsel ve fiziksel etkinliklerin birbirleriyle ilgisiz olduğu gibi yanlış inanışa karşı gelir (Brualdi, 1999:1/4). İstemle yapılan hareketlerin kontrol edilmesi, daha önceden programlanmış hareketlerin kontrol edilmesi, Beden dilini kullanma, vücuttaki farkındalığı genişletme , beyin ve vücut bağlantısı, taklit yeteneği,geliştirilmiş vücut fonksiyonları, denge, hız, el becerisi ve esneklik gibi davranışlar bu alana özgü düşünülebilir.(Demirel, 1999:192; Frances, HTM)

       Okul içerisinde en çok zorluk çeken öğrenciler kinestetik öğrencilerdir. Bu gruptaki öğrencilerin harekete ve fiziksel temasa ihtiyaçları vardır. Çoğu öğretmen buna izin vermediği zaman, onlarda bunu sırasından düşerek, sınıf arkadaşlarıyla ata binmece oynayarak, bir yerlere bir şeyler atarak, ağızlarında bir şeyler yiyerek veya kullanılmayan kâğıtları buruşturarak giderirler. Sınıfı bir sirke çevirmeden kinestetik öğrencileri matematik sınıfında doyurmanın yolları aranmalıdır. Bunlar daha çok uzaysal zekayı da kapsayan el işleri ve elde yapılan çalışmalar olabilir. Öneriler:

  • ·         Matematik kavramları için taklit ve dil kadar kinestetik hareketleri de kullanın. Örneğin; Ağır (daha ağır, en ağır), hafif (daha hafif, en hafif) kavramlarını verirken  çocuğun düş gücünü devreye sokarak, gözleri kapalı kolları önde, avuç içleri yukarıya dönük biçimde avucuna sırayla konulan dört farklı ağırlıktaki nesne arasındaki en hafifini ve en ağırını bulması istenir. Çocuğa sonucu neye göre belirlediği sorulur (Ağır cismin bırakıldığı el daha fazla aşağıya inmektedir) vb.
  • ·         Öğrencilerden matematik kavramlarını tüm vücutlarını kullanarak canlandırmalarını isteyin. Örneğin; Üç öğrencinin  üçgen oluşturması, dört öğrencinin dörtgen oluşturması. 9 öğrencinin birleşerek 891 473 265  sayısını oluşturacak. Gösterdiğim her öğrenci basamak değerini söyleyecek (7 rakamın bulunduğu öğrenci 70 000 demektir)   veya ağırlık kavramını verirken şöyle bir oyun oynanabilir. "Tüm çocuklar bir daire oluşturup hayali bir kaya parçasını kaldırıyorlar. Bu kaya giderek büyütülür (Çocuklar, oluşturdukları daireyi büyütürler). Sonunda öğretmen "Artık bizim kaldıramayacağımız ağırlıkta bir kaya var. Bir vinç getirip onu kaldırıp kenara bırakalım" der. Ve hayali olarak hep birlikte kaya alınır ve atılır."
  • ·         Matematiksel kavramları tekrar etmek için fiziksel oyunlar oynayın. Örneğin; top yuvarlama, ritmik sayma, ip atlama, sek sek oynama, kart oyunları, tahta oyunları, bingo, çember öğrenirken belde çember çevirme  ya da 2 sayısını öğretirken sıraya dizilmiş gruba iki adım geri, iki adım ileri, 2 kez zıplama, sağ eli iki kez kaldırma, sol eli 2 kez kaldırma  gibi.
  • ·         Problem çözmeden önce problemi anlama aşamasında  öğrencilerin problemi canlandırmasını isteyin.
  • ·         Öğrencilerden matematiksel yeteneklerini kullanarak ürünler oluşturmalarını isteyin. Örneğin; üç boyutlu geometrik bir model ve iki boyutlu geometrik bir dizayn hazırlayınız.
  • ·         Gerçek durumlarla uğraştırın. Örneğin; Ailenizin kredi kartı ekstresi, telefon faturası, mağaza katalogları veya  alışveriş merkezi kataloglarını inceleyerek oradaki sayıları kontrol edip arkadaşlarınıza açıklayınız gibi.
  • ·         Bilgiyi özetleyen , karton üzerinde veya tahtada oynanabilen oyunları ve bulmacaları yaptırın (Wahl ,1999:1-6).

 

İçsel/ Bireysel  Zeka : Bu zeka bireyin "kendini" duyma ve anlamasıyla ilgili bilişsel yeteneği ifade eder. Beyin konsantrasyonu, düşüncelilik, değişik duyguların farkındalığı ve ifadesi , yüksek düzeyde düşünme , muhakeme uygulama, sentez, transfer stratejisi belirleme, ruhsal    sezgi, anlayış ve bütünlük elde etmek için bilincin değişik durumları, bireyin kendini tanıması, disiplinli olma, kişisel problemlerini çözme becerisi, grup ile çalışmaktansa yalnız çaılşmayı tercih etme  bu grupta yer alan özelliklerdir (Demirel ,1999:192; Frances, HTM; (Vickers, 1999:43).

       İçsel zeka genellikle sınıflarda göz ardı edilir. Özellikle hesaplama ve objektif matematik anlatırken düşüncelerin ve duyguların içsel gözlemleri matematik öğrenimini artırır. Öneriler:

  • ·         Beraber çalışmaya dikkat edin ve matematik heyecanını azaltmaya çalışın.
  • ·         Çocuklarla karşılıklı konuşun ve konuşturun. Kendisinin ve diğerlerinin düşünce süreçlerinin farkındalığını sağlayın. Örneğin; Haydi şimdi , arkadaşlarına yararlı olması açısından bu problemi  ilk gördüğün andan başarılı bir şekilde cevaba ulaşana kadar neler düşündün, neler hissettin?
  • ·         Kendi içsel süreçlerinizi paylaşın. Örneğin; Bazı sebeplerden dolayı ben bu probleme takıldım kaldım. Böyle durumlarda  yararlı bulduğum şey şudur: Bir süreliğine onunla ilgilenmeyi bırakıyorum, böylece o belleğimde tasarlanıyor. Sonra bazen aklıma geliyor. Bunu bu akşam eve götüreceğim ve eminim ki onu çözeceğim, sonuçları yarın getiririm gibi.
  • ·         Sınıfta oluşan yoğun duyguları not edin, onaylayın veya onlardan bahsedin. Örneğin; Ayşe  senin "vav" dediğini duydum. Bu , bu yapıdan hoşlandığın için mi yoksa çözümü bulduğun için mi?  Matematiğin sana göre olmadığını düşünürken matematikten hoşlanmak nasıl bir duygu?gibi.
  • ·         Matematiksel varlıklara duygu ve kişilikler verin. Örneğin; "1" sayısının "çarpma ülkesinde" nasıl hissettiğini hayal edin. O hiçkimse demek , onun çarptığı kişiler hiçbirşey hissetmiyor, çarpıyorlar ve aynı şekilde yürüyorlar. 1 x 5 yine 5. Fakat en azından "1" bir yolculuğa çıkıp "Toplama Ülkesi"ne gidebilir ve orada sayıların biraz değişmesine sebep olabilir. Şimdi "1" sayısının her iki ülkede de neler hissedeceğini tartışın, gibi. (Wahl,1999:1-6).
  • ·         Problem çözme stratejileri ve Çözümsel düşünme süreci gibi durumlardaki çeşitli stratejilerde tarafsız olun (Tarman, 1998 :16) hatta farklı düşünceleri destekleyin. Örneğin; Problem kurdurun ve sınıfta çözmesini sağlayın. Problemi çözüp gösteren bir öğrenciye ikinci bir problem verme yerine "bu problemin farklı çözüm yolu olabilir mi ?" ya da " sen de bir  problem yazabilir misin?" gibi ifadeler kullanın.

 

Sosyal / Kişilerarası Zeka: Bu zeka kapsamında insanlar arasında etkili sözel ya da sözel olmayan iletişim , onları anlama , davranışları yorumlama , diğerlerinin tavırlarına, motivasyonlarına ve duygularına karşı hassaslık, grup içinde işbirliği yaparak çalışma, başkalarının niyet ve davranışlarını sezme, başkaları açısından bakma gibi yetenekler düşünülebilir. (Frances, HTM)

       Bu zekanın matematik öğreniminde özel bir yeri vardır. Öneriler:

  • ·         İşbirliğine dayalı öğrenme tekniklerini düzenli olarak kullanın.
  • ·         Sınıfın üzerinde çalıştığı konuların çapraz - kültürel ve tarihsel yönlerinden bahsedin. Örneğin; Zaman içerisinde dünyada sayılar için kullanılan birçok değişik sembol olmuştur. Bugün kullandığımız sayı sembolleri dünyada kullanılan en evrensel dildir. Bu sembolleri kullanarak 87x3=261 gibi bir cümle yazabilirsiniz. Bu sembolleri kimlerin  icat ettiğini ve ne kadar eski olduklarını bilen var mı?  gibi.
  • ·         Yeteneklerini pratik ettirmek için iki veya 3 kişilik matematiksel oyunları oynamaya cesaretlendirin (Wahl ,1999:1-6).

 

Doğa Zekası: Doğa zekası Gardner'ın (Demirel, 1999:192) 1996 yılında yedi tür zeka tanımlamasına sekizinci olarak eklediği bir zeka türüdür. Meyer'in (1997:32) belirttiğine göre Lakes'teki öğretmenler doğa zeka'sının gerçek bir zeka olduğundan kuşku duymuyorlar. Doğaya açılma ve gözlem yapma imkanı verildiğinde bazı öğrenciler doğadaki şeyleri görüyorlar , diğerlerinin sadece kabataslak baktıkları şeyler arasında bağlantı kuruyorlar ve kendilerini doğada rahat hissediyorlar.  Doğa zekası denizleri, bitkileri, mevsimleri vb. tanıma ve sınıflandırma,  yeteneğidir.

      Matematik dersinde kullanılmasına ilişkin öneriler:

  • ·         Matematik anlatmak için doğal ortamlar kullanın.
  • ·         Matematik kavramlarını ve süreçlerini anlaşılabilir hâle getirmek için ayıklamalar ve sınıflandırmalar yapın.
  • ·         Sınıfta geliştirilmiş matematik araçlarıyla doğal süreçler ve nesneler üzerinde çalışın (Wahl ,1999:1-6).

SONUÇ

       Öğretmenin, eğitim  ortamında, seçme özgürlüğünün olması, yetenek ve eğilimleri desteklemesi, tek ve en doğru kullanım yerine farklı uygulamalara yer vermesi, belli bir içeriği farklı boyutlarda ele alması gereği açık bir şekilde ortadadır (Campbell ,1997:14-19) . Çoklu zeka kuramını dikkate alarak plan yapan bir öğretmen tüm zeka alanlarını kullanarak yaratıcı bir şekilde planını oluşturacak ve daha etkili öğrenme-öğretme ortamları düzenleyebilecektir. Yaşadığımız bilgi çağında çocuklarımız artık kalem kâğıtla yapılacak etkinliklerden çok daha zengin öğrenme ortamı ve etkinlikler sunulmalı ve dersler zenginleştirilmelidir.

KAYNAKÇA

  • 1.      Allen Studies. "The Effectiveness of Multiple İntelligence Approach In a Gifted Social Studies Classroom" Multiple İntelligence. Georgia College & State University.
  • 2.      Armstrong Thomas. (1998)Multiple İntelligences. www.Thomas Amstrong.com Blythe, Tina and Gardner, Howard.(1990) "A School for All Intelligences" Educational Leadership. April
  • 3.      Brualdi Amy C . (1999) Multiple Intelligences: Gardner's Theory.   http://www.ed.gov/database/ERIC. Digest/ed 410226.html.
  • 4.      Busbridge John; Özçelik Durmuş Ali. (1996)  İlköğretim Matematik Öğretimi Milli Eğitimi Geliştirme Projesi Hizmet Öncesi Öğretmen EğitimiAnkara.
  • 5.      Campbell L. (1997) How Teachers Interpret MI Theory. Educational Leadership 55(1)
  • 6.      Coşkungönüllü Rüya. (1998) "Çoklu Zeka Kuramı'nın 5.Sınıf Öğrencilerinin  Matematik Erişisine Etkisi" Eğitim 97-98. TED Ankara Koleji.
  • 7.      Demirel Özcan. (1998)  Kuramdan Uygulamaya Eğitimde Program Geliştirme Pegem Yayıncılık, Önder Matbaacılık, Ankara.
  • 8.      Greenhawk Jan. (1997)  "Multiple Intelligences Meet Standarts" Educational Leadership, September.
  • 9.      Meyer  Maggle. (1997)  "The Greening of Learning: Using the Eighth Intelligence" Educational Leadership September.
  • 10.  Sweet Sharon S. (1998)  "Alesson Learned About Multiple İintelligences" Educational Leadership November    
  • 11.  Tarman  Süleyman. (1997)  "Çoklu Zeka Teorisi ve Zekanın Yedi Türü" Yaşadıkça Eğitim . Kültür Koleji Yayınları 58, İstanbul.
  • 12.  Ülgen Gülten. (1997)  "İlköğretim Okullarında Bireysel ve Toplu Etkinliklerde (BTE) Öğrenci ve Öğretmen"  Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 15:155-163,   Ankara.
  • 13.  Vickers Clinton J. (1999)  (Çeviren:Meral Tüzel) Çoklu Zeka Görüşmeler ve Makaleler       Enka Okulları, İstanbul.
  • 14.  Wahl  Mark. (1999) Math For Human Teaching Math Throught Eight Intelligence. Livlerm-  Press, Washington.